Çalakalem...

by Eylül 01, 2008 4 yorum
.
.
.

Şimdi okul açılacak, harç yatırmaktı kayıt olmaktı ders seçmekti vs vs derken... Oysa ki yazın ne güzel eğleniyorduk yahu(?)İşin aslı, konuşmaya ihtiyacım var hacı, başka kimliklere bürünüp saçma muhabbetler çeviriyorum yine, etrafımdakiler fark etti edecek... Bir de bu sene bütün derslerime gireceğim, not tutacağım falan... Anladın sen ama anlamamazlıktan gel, işime gelsin... Ayrıca belirtmek isterim, Requiem For A Dream kadar skindirik bir film daha yoktur. Ağlayarak izledim, bu filmden sonra hayatım değişti, herşey anlamlaştı diyenleri kovalamak lazım. Yaşam dediğiniz şeyi bir güzel sömürüp, söndürüp, izlerken yaşananlardan sapıkça bir zevk almanıza ve hor gören bir acıma duygusu hissetmenize neden olan bir film için böyle şeyler söyleyenler gerçekten "çok güzel" insanlardır, her açıdan. Bu tür olaylara uzak olan,"herşey güzel olacak" diyenler için, belki de pisliklik olsun diye yapılmış bir film işte. Dün akşam tekrar izledim de, her sahnede alttan gelen müziği dışında pek bir olayı yok yani. Odunsam da benim odunluğum, abarttığınıza değmez o film, Clint Mansell sağolsun... Bir de saatlerce elimde kalem, kağıtlarımın başında oturuyorum, yazıyorum çiziyorum sonra bir bakıyorum karalanmış yüzlerce kelime, noktası konmadan bırakılmış cümleler ve sadece işe yarar tek 1 sayfa... Çok seviniyorum bir an, "Ahh Bandini, kadim dostum, buralardasın demek" diyorum yüksek sesle, sonra etrafımı kontrol ediyorum, daha bir keyifleniyorum ehehe. Bir de dün gece "o eski ruhumuz kalmamış" dedi biri. Güldürürken düşündürdü... Üç nokaları da nefes alıp verişleri kolay olsun diye koyuyorum, cümlelerin sonuna... Kelimeler de canlıdır çünkü, cümleler dans eder derler ya, aslında nefes almak için çırpınıyorlardır, haberiniz yoktur.

Dinlediğim parçayı da ekliyorum, tamam.


Apparat - Not A Good Place

mimi wonka

Developer

Cras justo odio, dapibus ac facilisis in, egestas eget quam. Curabitur blandit tempus porttitor. Vivamus sagittis lacus vel augue laoreet rutrum faucibus dolor auctor.

4 yorum:

Canselmo dedi ki...

Requiem For A Dream'le ilgili benzer şeyler düşünmekteyim. Şöyle ki; Kanımca iyi filmdi ama, aşırı drama bağlamışlardı. Kafaya vura vura yani.. Halbüsü bak Trainspotting'e! Öyle kara mizahla anlatsana bağımlılık olayını. Sıkaaar..

(Süper)Cem dedi ki...

Bu yeni nesil metalci gençliğin çok övdüğü şeylere her zaman bi antipati ile yaklaşmışımdır. Hal böyleyken bu filmde o kategori içersinde değerlendirilmiştir.

Ancaaaaak :D O hatunun uyuşturucu almak için bi lavuğun evine gittiği sahne süperdi bak auhaskhsdfıusd O abiler gibi ben de alkışlamıştım mevzuyu ahuahahaha

O film karakterlerinin başına gelenler şu hangi kanalda olduğunu hatırlayamadığım yaprak dökümü dizisinde oynayan karakterlerin başına bile gelmedi hacım. Bu kadar trajik yaşamlar bize ağır gelir. ok? bye!

kirmizi dedi ki...

kelimelerin canlı olduğu hiç aklıma gelmemişti. ve okuduğumda bi burukluk oldu. hüzün de denebilir.

düşündürttün.

Buzcevheri dedi ki...

"Welcome Marion" tadında bir kabus görmemeniz dileğiyle.. =)