Miskin Günler

by Mayıs 01, 2008 5 yorum
Bu aralar oturup pek yazmaya-çizmeye-kurmaya vakit ayıramıyorum, baba evinde olunca insana bir rehavet çöküyor sanki, anlayamadım gitti.

Sabahtan beri ne yapacağını şaşırmış biri gibi evde dolanıyorum, aslında dolanıyorum da denemez, bu saate kadar mutfakta oturuyordum, annemin "yemek yapcam gidip salonda oturur musun" demesiyle salona geçtim şu an.

MySpace'den müzik dinliyorum, az önce Volkan Karaman adlı bir müzisyen eklemiş beni, kabul ettim ve onun parçalarını dinliyorum, tavsiye ederim çocuk iyi çalıyor azizim. Hele bir parça var ki; 1967, çok iyi icra edilmiş, pek bi beğendim, dönüp dönüp tekrar dinliyorum. Dur url şey ediim mirim, hemen: http://www.myspace.com/volcankaraman

Malum zamanlardan mıdır ne, bu aralar feci acıkıyorum, gecenin bir yarısı ton balıklı sandviç çeker mi insanın canı yaw, bu ne pis boğazlılıktır(?) Şimdi de oturmuş yoğurtlu ıspanak yiyorum, zeytinyağlı böyle soğuk soğuk, mis gibi... Aklıma Barış Manço yememiz gerektiğini söylüyor diye ıspanak yemeye başladığım zamanlar geliyor. Salak çocukluk zamanlarımdan kalma, özlemle andığım yegane şeylerden birisidir Barış Manço ile Adam Olacak Çocuk... Hey gidi deyip kendimi çok yaşlı hissediyorum bazen, tiksiniyorum böyle anlardan, oturup "bizim çocukluğumuzda..." ile başlayan kof cümleler kurmak geliyor içimden. Sonra bakıyorum, istesem o şekil bir insan olabilirim. Ama yok, kalsın, demeliyim, henüz erken...

Annem şu an arka odanın camından bir velete "yavrucum kediden ne istiyorsun, neden kovalıyorsun" şeklinde uyarı yapıyor. Ben asla camı açıp birilerine özelliklede küçük çocklara "hişt hoop alo ne yapıyorsun" şeklinde uyarı yapamam. Benlik değil yaw, ne bileyim. Kendi yaşıtlarımla laf yarıştırırım hatta benden büyüklerle de o şekil konuşmalar yaparım ama iş çocuklara gelince çekiniyorum, hakkaten çok saçma ama öyle, el kadar bebelerden tırsıyorum lan, şimdi fark ettim...

Ya bak takıldım şimdi acep neden çekiniyorum veletlere bık bık yapmaktan. İlginç ehehehe :D

Kahve içcem ben, bi de şu Volkan Beyin profili karıştırcam, baya beğendim yaw...

mimi wonka

Developer

Cras justo odio, dapibus ac facilisis in, egestas eget quam. Curabitur blandit tempus porttitor. Vivamus sagittis lacus vel augue laoreet rutrum faucibus dolor auctor.

5 yorum:

pipi_votka22f dedi ki...

şimdi sevgili merve olayın iç hatlarında şu gibi detaylar yatmakta ve daha ilersini görürsek yatıp uyumakta. bu gibi durumlarda önümüze iki seçenek var. bizim "götümde kıl dönmesi mi var sendromu" olarak adlandırdımız bir mor ve öteselliğinde var olmalıdır. bu varlık türk varlığına armağan olup birinci vazifenin tahtakurularıdır. aslında burda önemli olan şudur: "nedir?" sorusuna cevap aramaktır. bu arayış ki sadet partisinin dinin temeli. deymesin sevgilimin memesine bir yabancı eli.

sanırım söylemek istediklerimi ancak bu kadar özetleyebilme kabiliyetim söz konusu olmakla beraber herkes bir gün fenerbahçeli olmak durumuna düşmektedir ama insan düşmeye görsün düşrse ayağı açır genelde diz bölgeleri kanar hep yara bere olurlar. bere demişken bu söylediklerim yalnış anlaşılmasın lütfen bere kafaya takılan bere değil. bizzati ayağın toprağa sürtmesi sonuçu vucudaki derinin soyulup, kanın dışarı hucum etmesinden meydana gelen berelerdir. bu tür vaakalarla çok karşılaştığımız için yoğun tecrübe sahipi olduk tabiki. bu deneyimlerden şu sonuçu çıkardım; otostop çekerken yalnız olmak ve kadın olmak çok önemli. her türlü clipte ve filmde bu konu işlenmiş halkın bu kanayan yarasına dermanlar aramıştır. tekrar yalnış anlaşılmasın söyliyeyim; halk kanayan yaralarında yara ve bere diye tabir ettiğimiz oluşumlar göze çarpmamaktadır. bir çok klipte köpüklü sularla güzel hanımefendiler arabaları sulamaktadırlar. yakın plan ve uzak plan olmak suretiyle memelerini ve popolarını görmekteyiz. oysa burda anlamadığım bir konu var. arabayı neden kızlar suluyor? arabadan çim çıkması söz konusu olabilir mi ve daha önemlisi gerçek hayatta siz hiç araba sulayan poposu yarısına kadar açık bir kız gördünüz mü? toplumun kanayan yaralarına(beresiz) parmak atan fimler gerçeği yansıtmamaktadırlar. ancak böyle bir eleştiri getirebilirim. çünkü zekam bu denli bir eleştiriyi kaldırmaktadır fakat so be happy olsun olmasın ne çok çaba sarf ettim böyle olmaması için. içün içün ağlarkan mısralarda, tüpraşın yanan ateşi kadar aydınlattabildiysek karanlığı çok so be happy bana. hayatta önemli olan balans ayarıdır.

Mimi Wonka dedi ki...

pipi votka_22f den daha yaratıcı bişi beklerdim erdem, çünkü bir kere daha söylemiştin bunu, gülmüştük falan ama ikinci kere güldürmedi...

Bak ne diyorum, bence msn kullanmamaya bir son ver, kur msn'ini hatta plus bile yükle, sarı-kırmızı pipi votka yaz, sonra beni ekle listene, gel konuşalım, öptüm bebeğim, be happy! :)

erdem dedi ki...

ya bana iftira ediyorsun ama onu yazan kim bende bilmiyorum.

yaa tamam bırahh yaa tamam erdemde kendini tekrar ediyi bırahhhh bırahh :D:DD:D:D

bence arkadaş komik olmaya çalışmış ama olmamış özenti ibneler :DD:d.d
asdalshdaıusdha

Mimi Wonka dedi ki...

asdhssjadsaha klşklşklşklş

kafanın çalışmakla çalışmamak arasında gidip gelen bu hallerine hayranım hatta aşığım ya klşklş

msndeyim bak, açık davet var tarafımdan, gel işte :D:D

cok_cilginim dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=6R1iG0OubJs

bu şarkıyı dinle geçer.