
8 gün önce burktuğum ve bilmem ne bağlarımı zedelediğim bilekleğimi bugün yine burktum. ne büyük salaklık değil mi? evet öyle, dikkat eder insan biraz de beni azarla okuyucu, kızmayacağım.
bugün erdemle buluştuk yine ki onunla buluştuğum gün burkulmuştu zaten bileğim tam evlerinin kapısına geldiğimizde. bugünse otobüsten inip sahile doğru yürürken burktum bileğimi. ki otobüste bileğimin artık iyileştiğini yürüyebildiğimi sadece hafif morlukların kaldığını falan konuştuk. sonra indik yürüyoruz sahile...
"aaahh!..." (can hırac yanındakinin koluna yapışmaca)
"ne var ne oldu?"
"sana aynı bileğimi yine burktum desem"
"şaka mı yapıyorsun?" (ki haklı çocuk benden beklenir böyle iğrençlikler)
"hayır oturmam lazım"
yaklaşık 15dk. boyunca ordaki bir kebapçının ya da bilmiyorum lokanta gibi birşeyin dışardaki masasına oturduk. ben inanamıyorum bu olana, aynı bileği aynı mekanda aynı kişinin yanında aynı salak muhabbetleri yaparken yine burktum. var bir pisliklik ama bakalım.
doktora falan gidelim dedi arkadaşım ama istemedim, şişti ve morardı yine ama seke seke yürüyebiliyorum gibi. oturduğumuz yerde baya güldük bu salak olaya ama yılmadım ve destek alıp seke seke, dinlene dinlene yürüdüm sahilin sonuna kadar, extramı içtim fotoğraf çektim müzik dinledim eve dönerken alışveriş bile yaptım yani o derece inatçıyım. şimdi yine çok güzel bir şişilğim ve etkileyici moruklarım var bileğimi merhemleyip sargılama işlerine devam edeceğim.
bir kere daha olursa kırılır artık diyorum.
fotoğraf:gölcük/değirmendere sahil, yeşil bir gelecek için fabrika bacaları ve evet merceklerimi temizlemem lazım.
fotoğraf editi: bu fotoğrafı ben değil erdem bey çekmiş, onun eseridir efendim. karışıklık için özür dilerim, zaten anlayanlar olmuştur belki ben olsam daha iyi çekerdim ehuehuhee...)

