beirut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beirut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

06 Eylül 2009

Yaz bitiyor mu ne?



O zaman buyrun birlikte uğurlayalım. (play dedikten sonra okumaya devam ediyoruz klibi de izliyoruz arada)


Beirut - Elephant Gun

Tatil gereğinden fazla abartılan bir oyun sadece, yoksa insanın dinlenmek için başını alıp uzaklara gitmesi denize girip kumda güneşlenmesi gerekmez. Ama yine de besleyici bir eylemdir.

- Sen şimdi tatil mi yaptın sanıyorsun?
- Selam Rudolph özledin dimi beni ehehe:)
- Ordan oraya bilet alıp sağdan soldan eski püskü şeyler toplamak mı yani tatil.
- Sana süper bişi aldım ama bak, görünce delireceksin.
- Sabahtan akşama kadar "akşam çayı" faaliyetlerinde bulunmak mı tatil?
- Sen beğenmezsen ben kullanırım gerçi iyi tütün bulmak lazım ama olsun, olanla idare ederiz.
- ipoda 5 sezon dizi doldurup etrafındakiler yerine minicik bir ekrana bakmak mı tatil?
- Ooouv yeni sezon 21 eylülmüş yaa, nasıl bekliycez bende bilmiyorum Rudolph:(
- Birde arayıp soranlara çok eğleniyorum deyip kendini kandırmıyor musun?
- En azından soranlara neler yedim içtim onu anlatırım.
- Yeşil fosforlu kalem ne peki, punk mısın sen!..
- Punk olmaya kilom müsait değil ama yine de sağol Rudolph:)
- Uuff herneyse, ne aldın göster bakayım.

Haziran hakkında konuşuyoruz, çünkü daha iyi bir konumuz yok. Kaç zaman daha yanyana durabiliriz acaba, bilmiyoruz. İsviçreli bilim adamlarının "insanın insana tahammülü" başlıklı bir çalışmaları var mıdır?

- en çok neler(in)den nefret ettiğimle ilgili notlar alıyorum, okumamı ister misin?

Televizyonun sesini kıstık, Sinatra açtık yerine, reklamlarla kafa buluyoruz...

Msn iş toplantıları için yapılmış bir naneydi zamanında deyip her kelimeden sonra enter a basma eylemlerimizi sürdürüyoruz.

Ayrıca, "aids is a mass murderer" sloganlı kampanyayı canıığ gönülden destekliyoruz.

Hayatta olduğum sürece ne yaşadığım umurumda değil demek eskisi kadar gerçekçi gelmiyor. Bu yüzden kalan ömrümü bozuk para olarak geçirmek istiyorum. Şıngır mınıgır evet:D

Saygılar okuyucu öperim.



06 Şubat 2009

La Llorona

Aslında gidip yatıyordum ama aklıma bahsetmeyi unuttuğum bir olay geldi.

Bidiğiniz üzere Beirut beni utandırıp yeni albümün çıkış tarihini öne almış ve 17 Şubat'a kalmadan Ocak sonu çift cdlik Ep albümünü yayınlamıştı. Albümü aldık dinledik (ki zaten öncesinde 2-3 parçaya nette rastlayıp yollayan arkadaşlarım olmuştu sağolsunlar) İlk cd March of the Zapotec favorim, ikinci cd (The Real People) Holland pek de hoşuma gitti diyemem. Yine de pek fazla lak lak edip önyargı yaratmak istemiyorum. (gazeteci duruşu bu olm)

İlk video March of the Zapotec'in ilk parçası sayılan "La Llorona" ile dönmeye başladı. (La Llorona ilk parça sayılır diyorum çünkü öncesinde bir giriş niteliğinde 29 saniyelik "El Zocalo" var, sanırım "zil" demek.) Video'ya (stereogum.com adresindeki bilgiden okuduğum kadarıyla) Zach'in deneyimlerinden edindiği şeyleri anlattığı kısa filmlerin oluşturduğu bir klip yayınlamak istemesi fikri ile başlanmış. Zach daha sonra bu fikirden vazgeçip Owen Cook'un hazırladığı animasyon video için, oturup bir köpek, bir matem tutucu(ağlayıcı denir hani), bir orkestra, bir Meksika mezarlığı ve gözyaşı birikintisi (veya yağmur birikintisi) hakkında kısa bir hikaye yazmış ve bunu animasyon ile birleştirmişler.

La Llorona "Ağlayan Kadın" demekmiş ve bir İspanyol öyküsüymüş sanırım. Çocuklarını öldürüp, bir adam tarfından reddedilen bir kadınla ilgili. (büyük ihtimalle çocuklarını adamın biri uğruna öldürüp daha sonra da o adamın kadını reddetmesi gibi bir şeydir, üşendim araştırmaya neyse) Kadın reddedildikten sonra göçebe olmuş ve ölen çocuklarının hayaletlerine ağlayarak ömrü boyunca onları aramış falan filan. Condon'ın öyküyle bütünlük gösteren (!) bu hikayesi ile ortaya güzel bir animasyon çıkarmışlar.

Beğendim ben bir de siz bakın;


04 Ocak 2009

double ep öncesi ısınma turları (and come on over, in some form)



Sayın Zach Condon Nisan ayında iptal ettiği Avrupa Turnesi sonrası yeni bir albüm çalışmasına başladığını duyurmuş, biraz ağlamaklı hafif burnu akar bir vaziyette "..bana ve müziğime inanlar insanları hayal kırıklığına uğrattığımı biliyorum ama daha iyi ve daha hazır olarak geri döneceğim..." demişti. Sonra da evde oturup "yatak odası" kayıtları yapmaya başlamıştı. Soranlara " evde oturup sadece Oprah izleyip On the Road okuyor değilim, bir sürü yeni kaydım var bikerem yaa" diyerek şirinlik bile yapıyordu. (sakallarını kes de öyle şirinlik yap adamım, dediler de kendine geldi biraz yola girdi(!))

Şubat 16 (bilemedin 17) albüm raflarda okuyucu. Yalnız şöyle de bir şey var, Ba Da Bing albümün Türkiye dağıtımını yapmadığı için sizler raflardan değil Ba Da Bing Store'dan edinebilirsiniz albümü. (bana gelecek zaten diğer albümlerin geldiği gibi hiç dert etmiyorum)

Bu kadar haberden sonra yine de fazla ümitlenmeyelim diyorum, hani Şubat'ı geç, Mart veya Nisan gibi de çıkabilir albüm, olur olur. (bekliyorum utandırsınlar beni)

Nantes iyidir okuyucu, izle dinle.

Her Şey Yerli Yerinde

Babam öldü. (şekere bağlı kalp yetmezliği -covid nedenli- babam şeker gibi adamdı zaten) Yeğenim doğdu. (kendime teyze diyorum, hiç zorlanma...