Aslında söyledikleri kadar değersiz değil hayat. Ruhun hala bedenindeyken sahip olduğun en değerli şey, hayatın… Nasıl olmasına karar veren sensen eğer nasıl biteceğine neden karar veremeyesin… İnsanları sev tabii... Ama ne daha fazla ne daha az… Sevgisinin derecesini bildiğini iddia edenler, duygularını kalıplaştıranlar, başkalarının romantizmine sığınanlar, gerçekte hiç sevemeyen insanlardır… Aşk yok mu yani? Hayır, var. Ama aşk, senin öğrendiğin o üç harf değil… Öğrettikleri her şey gerçekten bilmen gereken şeyler değil… Ve aslında biliyorum sandığın her şey en büyük bilinmezlerin…
Avucunu açıp bak elinin içine… Ne görüyorsun… Evet?.. Hiçbir şey… İşte sahip olduğun tek şey…
09 Ocak 2008
her şeyin bir başlangıcı olması gerekmez...
"Her yeni gün doğumu, yanında yeni başlangıçları da getirir."
Ve biz insanların bu klişeler olmazsa, yaşama tutunamayacak olduğumuz gerçeği...
Hayat mı yıpratıcı yoksa hayatta karşımıza çıkan insanlar mı?
Yaşamak için gerçekten, su ve ekmek dışında başka şeylere de ihtiyacımız var mı?
Susupta söyleyemediklerimiz, şu ana kadar söylediklerimizden daha mı değerliydi acaba?
Durup düşünmek yerine harekete geçmek mi lazımdı yoksa?
Gidenlerden geri dönmek isteyenler vardı belki de...
Kim bilir, belki döndüler ve vazgeçtiler yine...
Nedeni bilinmeyen boş verişler, unutuşlar...
Gurur ve kibir... Veya önyargılar sadece...
Ya da aynaya baktığımızda gördüğümüz o muhteşem yaratık...
Belki de neyi nereye koyacağını karıştırıp, yüreğini elinden düşürenlerin o edepsiz küskünlüğü.
Sebepsizliğimizin bilinmezlik sancıları...
Oysa umut ne kadar fazlaydı hepimizde.
Büyüyeceğiz nihayet diye...
Deniz kokan yeşillikler gibi azaldı sevgiler, sevgililer usandı.
"Seni seviyorum"lar kadar kolay sarfedilir oldu "Elveda"lar...
Hayatlar boşa geçerken dopdolu ayrılıklar yaratıldı hiç yoktan...
Kimse şikâyet etmedi sevgisiz sevişmelerden,
Çünkü sevişmek bile anlamını yitirdi...
Büyüdüğümüz zaman, kurduğumuz hayaller de bizimle büyür sanmıştık,
Yanıldık...
Keşke her şey eskisi gibi olsa da
Yaralanmasak...
Bir tek çizgi filmler için heyecan duysak...
Ve biz insanların bu klişeler olmazsa, yaşama tutunamayacak olduğumuz gerçeği...
Hayat mı yıpratıcı yoksa hayatta karşımıza çıkan insanlar mı?
Yaşamak için gerçekten, su ve ekmek dışında başka şeylere de ihtiyacımız var mı?
Susupta söyleyemediklerimiz, şu ana kadar söylediklerimizden daha mı değerliydi acaba?
Durup düşünmek yerine harekete geçmek mi lazımdı yoksa?
Gidenlerden geri dönmek isteyenler vardı belki de...
Kim bilir, belki döndüler ve vazgeçtiler yine...
Nedeni bilinmeyen boş verişler, unutuşlar...
Gurur ve kibir... Veya önyargılar sadece...
Ya da aynaya baktığımızda gördüğümüz o muhteşem yaratık...
Belki de neyi nereye koyacağını karıştırıp, yüreğini elinden düşürenlerin o edepsiz küskünlüğü.
Sebepsizliğimizin bilinmezlik sancıları...
Oysa umut ne kadar fazlaydı hepimizde.
Büyüyeceğiz nihayet diye...
Deniz kokan yeşillikler gibi azaldı sevgiler, sevgililer usandı.
"Seni seviyorum"lar kadar kolay sarfedilir oldu "Elveda"lar...
Hayatlar boşa geçerken dopdolu ayrılıklar yaratıldı hiç yoktan...
Kimse şikâyet etmedi sevgisiz sevişmelerden,
Çünkü sevişmek bile anlamını yitirdi...
Büyüdüğümüz zaman, kurduğumuz hayaller de bizimle büyür sanmıştık,
Yanıldık...
Keşke her şey eskisi gibi olsa da
Yaralanmasak...
Bir tek çizgi filmler için heyecan duysak...
07 Ocak 2008
Abla-Kardeş
"Gökyüzünün utangaç,belki de şehvetli kızıllığı her yere bulaşmıştı.Sakin akan dere,rüzgarla oynaşan yapraklar,ağlamaklı öten kuşlar...
Hepsi de kızıldı ama kızılcık kızılı değil alev kızılı!"
Herşeyde komik bir yan ara,merak etme bulursun çünkü hayat trajedi gibi gözükse de aslında komedidir.Örnek mi?!
Bir yanda açlıktan ölen insanlar varken diğer yanda mide fesatından ölenler,kendi kavgası olmadığı halde savaşanlar ve onlar savaşa dururken kavgayı çıkarıp araziyi kelepire cep eden açıkgözler,derdine dermanı batılda arayan biçareler ile onlara batılı Hakk'mış gibi bonkörce ama iyi fiyata pazarlayan düzenbazlar,gülerken ağlayanlarla birlikte ağlatıp gülenler,dürüstçe çalışan kerizlerle,kerizleri kerizleyen zeka küpleri ve buna benzer daha var oğlu varlar!!
Kısacası bakmayı bildikten sonra hayat trajedi değil komedi,belki de deli saçması bir şiir!
Ama nihayetinde -bazılarına trajik gelse de- komedi işte!..
Ablan insanı...
Hepsi de kızıldı ama kızılcık kızılı değil alev kızılı!"
Herşeyde komik bir yan ara,merak etme bulursun çünkü hayat trajedi gibi gözükse de aslında komedidir.Örnek mi?!
Bir yanda açlıktan ölen insanlar varken diğer yanda mide fesatından ölenler,kendi kavgası olmadığı halde savaşanlar ve onlar savaşa dururken kavgayı çıkarıp araziyi kelepire cep eden açıkgözler,derdine dermanı batılda arayan biçareler ile onlara batılı Hakk'mış gibi bonkörce ama iyi fiyata pazarlayan düzenbazlar,gülerken ağlayanlarla birlikte ağlatıp gülenler,dürüstçe çalışan kerizlerle,kerizleri kerizleyen zeka küpleri ve buna benzer daha var oğlu varlar!!
Kısacası bakmayı bildikten sonra hayat trajedi değil komedi,belki de deli saçması bir şiir!
Ama nihayetinde -bazılarına trajik gelse de- komedi işte!..
Ablan insanı...
"günden geriye kalan"
"Bize katılmak istemez misiniz?"
Geçenlerde bir tanıdığım, gece yarası, artık hemen hemen boşalmış bir kahvede tek başıma otururken bana rastladığında böyle sordu.
"Hayır,istemem," dedim.
- Kafka.
Geçenlerde bir tanıdığım, gece yarası, artık hemen hemen boşalmış bir kahvede tek başıma otururken bana rastladığında böyle sordu.
"Hayır,istemem," dedim.
- Kafka.
06 Ocak 2008
Editors ( An End Has A Start )
Say goodbye to everyone you have ever known
You are not gonna see them ever again
I can't shake this feeling I've got
My dirty hands
Have I been in the wars?
The saddest thing that I'd ever seen
Were smokers outside the hospital doors
Someone turn me around
Can I start this again?
Lanet sözlerin üzerine eğlenceli müzik... Daha çok buna kızıyorum zaten, eleştiri için kapıyı ardına kadar açmıyorlar,tekmeleyip girmek gerekiyor,diğerleri rahatsız oluyor,bir tane daha "verdiğim rahatsızlıktan dolayı üzgünüm" yalanı ekleniyor haneme... Hadi devam et bakalım nasılsa bulurum içine sızmayı...
How can we wear our smiles
With our mouths wired shut
'Cause you stopped us from singing
.
.
.
We've all been changed from what we were
Our broken hearts left smashed on the floor
I can't believe you if I can't hear you
Hadi ordan.... Sıradaki lütfen!!
You are not gonna see them ever again
I can't shake this feeling I've got
My dirty hands
Have I been in the wars?
The saddest thing that I'd ever seen
Were smokers outside the hospital doors
Someone turn me around
Can I start this again?
Lanet sözlerin üzerine eğlenceli müzik... Daha çok buna kızıyorum zaten, eleştiri için kapıyı ardına kadar açmıyorlar,tekmeleyip girmek gerekiyor,diğerleri rahatsız oluyor,bir tane daha "verdiğim rahatsızlıktan dolayı üzgünüm" yalanı ekleniyor haneme... Hadi devam et bakalım nasılsa bulurum içine sızmayı...
How can we wear our smiles
With our mouths wired shut
'Cause you stopped us from singing
.
.
.
We've all been changed from what we were
Our broken hearts left smashed on the floor
I can't believe you if I can't hear you
Hadi ordan.... Sıradaki lütfen!!
05 Ocak 2008
yemişim böyle sürprizi
Kozmik bi pisliklik olmalı bu? (kozmiklikle alakası yok olayın, sadece kozmik yazmak istedim, telaffuzu eğlenceli) Yıllar sonra kinder supriseeee yumurta alıp da içinden ne çıkacak diye heycan yaparkene,dandirikten bir puzzle bozmasıyla karşılaştım. 15 parça ya 15 parça.. Hangi sivri zeka o yumurtanın içine yap-boz koyalım demiş merak ediyorum.. Tanışıp yıktığı hayallerimin diyetini isteyeceğim. Halbüsü ben minik bir araba veya lego vari bişiler bekliyordum. Yemişim böyle sürpriz yumurtayı :r
Basit hayalkırıklıkları daha çok üzüyor beni bunu fark ettim. Not almak lazım.
Basit hayalkırıklıkları daha çok üzüyor beni bunu fark ettim. Not almak lazım.
04 Ocak 2008
Klemtedous Promtees Tigel Boom!!!
Neyzen gibi yapmak var aslında. Kafan kızınca gidip yatacaksın 1-2 gün. Karışan eden olmayacak.
Herkesin gözyaşlarıyla ağlıyorum bazen. Büyük ihtimalle gece çökmeden önce ölmüş olurum diyorum. Sonra sabah oluyor, bir başka gün daha tüketiyorum, tükeniyorum, kendimi duymaktan sıkılıyorum.
Yapmam gereken o kadar çok şey var ki. Zorunluluk olmasaydılar yapardım hepsini. Asi falan değilim, ahmağım sadece ve daha çok şey var öğrenmem gereken, kimse öğretmeden.
Zamanı kullanmayı hiç beceremedim zaten.
Not: Başlık kan bağım olan biri tarafından uydurulmuştur.
Herkesin gözyaşlarıyla ağlıyorum bazen. Büyük ihtimalle gece çökmeden önce ölmüş olurum diyorum. Sonra sabah oluyor, bir başka gün daha tüketiyorum, tükeniyorum, kendimi duymaktan sıkılıyorum.
Yapmam gereken o kadar çok şey var ki. Zorunluluk olmasaydılar yapardım hepsini. Asi falan değilim, ahmağım sadece ve daha çok şey var öğrenmem gereken, kimse öğretmeden.
Zamanı kullanmayı hiç beceremedim zaten.
Not: Başlık kan bağım olan biri tarafından uydurulmuştur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Her Şey Yerli Yerinde
Babam öldü. (şekere bağlı kalp yetmezliği -covid nedenli- babam şeker gibi adamdı zaten) Yeğenim doğdu. (kendime teyze diyorum, hiç zorlanma...
-
Kiss -?- Nick Cave And The Bad Seeds - 7 Haziran Iron Maiden - 2 Ağustos . . . bir tane daha isim eklenirse bu listeye, oturur ağlarım şeref...
-
Evlenmek falan çok boş iş hacı. Gerçekten bak, ayrıca çok da terbiyesizce sayılabilecek bir eylem bu. Kız istemek mesela; kızın babasına ...