Çok güzeldi... Akşama kadar bir şeyler yaptım sırf elim kolum ve beynim dolu olsun diye. Şimdi Tunglið çalıyor. Dinledikçe hüzün değil de farklı bir kalp kırıklığı dolduruyor bedenime, belki daha sonra diye düşünüyorum...
Hayatınızda hiç her şeyin kötü gittiği bir dönem oldu mu? Gerçekten o repliklerdeki gibi her şey üst üste gelir. Ama yine de canı acımaz insanın. Her şeyin yoluna gireceğini falan bildiğinden değil de, her şeyin daha da kötü olamayacağını hissettiğinden...
Sonra gözlerimi kapayıp o geceyi düşünüyorum, Arnalds piyanosuna biraz daha eğiliyor, gözleri kapalı. Kemanlar aynı notaları çalarken her bir tuşu içimde hissediyorum. Sabah ilk vapurla adaya giderken erguvanları seyrettiğim o ilk gün geliyor aklıma. Ağlamamak için çabalarken inceden sızlayıp yavaşça akan ve beni gıdıklayıp duruma o pek şahane ironiyi katan burnumu çekiyorum umutsuzca.
Kan kaybediyorum bugün mavi mavi ve o şapşal martılar hala simidin çay olmadan ne yavan olduğunu bilmeden uçup duruyorlar önümden. Yanımdaki Murakami'yi denize armağan ediyorum, ilk sayfasında gerçek ismimin yazdığı... Çünkü karaya ayak basınca her şey eskisi gibi geliyor. Bekleyenim var...
Arnalds etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arnalds etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Ağustos 2011
12 Şubat 2011
Hayran olduğu sanatçıya en uzun süre sarılan insan...
Rekorlarıma bir yenisini daha eklemiş olmaktan dolayı gururlu ve de mutluyum.
Tarih: 11 Şubat 2011
Mekan: Salon İKSV Kulisi, İstanbul/Şişhane
Saat 23:40 küsür veya daha ileri...
Olay: Ólafur Arnalds'ın 2011'deki ilk turnesinin son konseri.
Amaç: Konseri sonrası imza alıp fotoğraf çektirirken utangaç İzlandalıyı konuşturabilmek.
Sonuç: Kulisde 1 avuç insanla oturup lay lay lom yapması gerekirken bile sessizliğini sürdüren bir adamı 2 dakika içerisinde kahkahaya boğmak. (önümüzden geçip işleri bozan kıza ayrıca çabası için teşekkür ederim :D)
Güldürmek eyleminin kahkahaya döndüğü anlarda ben uçuşuyordum kelebekler kuşlar falan şeklinde.
...
Tarih: 11 Şubat 2011
Mekan: Salon İKSV Kulisi, İstanbul/Şişhane
Saat 23:40 küsür veya daha ileri...
Olay: Ólafur Arnalds'ın 2011'deki ilk turnesinin son konseri.
Amaç: Konseri sonrası imza alıp fotoğraf çektirirken utangaç İzlandalıyı konuşturabilmek.
Sonuç: Kulisde 1 avuç insanla oturup lay lay lom yapması gerekirken bile sessizliğini sürdüren bir adamı 2 dakika içerisinde kahkahaya boğmak. (önümüzden geçip işleri bozan kıza ayrıca çabası için teşekkür ederim :D)
Güldürmek eyleminin kahkahaya döndüğü anlarda ben uçuşuyordum kelebekler kuşlar falan şeklinde.
...
05 Mayıs 2009
Hayır efendim Ólafur Arnalds 3326'sını Yann Tiersen'den arak yapmamıştır. En fazla çok iyi bir Sur La Fil coverlamış olabilir. Bu konuda tartışmayalım lütfen, hem Tiersen bile beğenmiş ve "c 'est mieux" demişken size ne oluyor! ...ki bak bence Sur Le Fil daha güzel beeaa hacı! (Yann Tiersen aşkı başkadır.)
3326
Sur Le Fil
3326
Sur Le Fil
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Her Şey Yerli Yerinde
Babam öldü. (şekere bağlı kalp yetmezliği -covid nedenli- babam şeker gibi adamdı zaten) Yeğenim doğdu. (kendime teyze diyorum, hiç zorlanma...
-
Kiss -?- Nick Cave And The Bad Seeds - 7 Haziran Iron Maiden - 2 Ağustos . . . bir tane daha isim eklenirse bu listeye, oturur ağlarım şeref...
-
Penguen'in hatırlayamadığım bir yaş günü kutlamasında sarf edilmiş bir cümleydi bu "Geldim Laaan!.." çok gülmüştük, hala da gü...

